Blog

Ya karşındaki senin aynansa? Yine de ona şu an davrandığın gibi davranır mıydın? Tanıştığımız her insanın kendinden bir parça olduğunu fark ettiğinde aslında birden fazla karakterimiz olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır. Bu iki yüzlülük ile karıştırılmamalıdır; sadece durumlar değiştikçe, zaman geçtikçe aslında her insanın kendi ruhuna daha fazla yaklaşıyor veya uzaklaşıyor olmasından kaynaklı gerçekleşen bir durumdur. Bu durum o insanın karakter özelliklerini çeşitlendirmektedir. Her olayda kendimizi aslında yeniden keşfederiz ve kendimizle yeniden tanışırız. Bazı dönemlerde en nefret ettiğimiz kişi oluruz, bazı dönemlerde ise kendimizden en çok gurur duyan insan haline geliriz. Bu uç dönemlerimizde hayatımıza giren veya hâlihazırda olan insanlar ya tamamıyla bizi kabul ederler ve her koşulda affederler ya da yüzümüze ayna tutarak yeni özelliklerimizi kabul etmemiz için sert yollar ile öğrenmemizi sağlarlar. Kendimizi sevmediğimiz dönemlerde kişiliğimizi iyi kötü demeden olduğu gibi kabul ettirmeye ve yalnız olmadığımızı bize hissettiren insanlardır vardır.

Daha 20 yaşındayım ve şunu söylemekten çekinmiyorum: Hayat uzun, belki beni şaşırtır ama kimsenin henüz sözel uyarı ile ders aldığını görmedim/duymadım. Bu nedenle şuna inanıyorum; karşımıza ‘kötü niyetli’ diye adlandırdığımız, bizi kıran insanlar çıkar ve davranışları ile bize ders vermeye çalışırlar ama bu onları kötü yapmaz. Eğer dersimizi almazsak kötü diye adlandırdığımız davranışlara maruz kalmaya devam ederiz. Hadi canım demeyin, bir sorun kendinize: Kötü diye adlandırdığınız, canımı yaktı dediğiniz o insanlar hayatınızda hep ‘kötü’ müydü? O kişiye ilk baktığınızda, güvendiğinizde, hiç mi içiniz ısınmadı, kalbiniz ve ruhunuz hiç mi huzur dolmadı (her ilişki kalp ısıtır, illa romantik olması gerekmez aklınızda bulunsun)? Tabii ki bu farkındalık kolaylıkla elde edilemiyor, bazen fark ediliyor ama hayatımızda etki yaratacak şekilde kullanamıyoruz. Bu da döngü haline geliyor, o insanlardan kaçamıyor ve her rahatsızlık verilen durum karşısında kaçma duygusu ile karşı karşıya kalıyoruz. Tıpkı kendimizden kaçamadığımızda kendimize kötü davrandığımız gibi onlara da olmadığımız biri gibi davranmaya başlıyoruz. Ve işte yeni karakterimiz ortaya çıkıyor. Eğer bu yeni karakterimizi sevmez isek karşımızdakini suçlamaya ve inkâr etmeye başlıyoruz. Halbuki aslında herkes aynı hayatı paylaşıyor, sadece her bir bireyin fonksiyonu farklı.

Yani işin özü, duygular zorlandıkça dönüşmekten korktuğumuz o karanlık tarafa geçmekten korkmamak, kendimizi ve karşımızdaki insanları olduğu gibi kabul edip, sevmekten geçiyor. Dünyadaki en zor davranış gibi gözükse de emin olun eğer karşınızdaki insanı her koşulda en çaresiz olduğunuzdaki haliniz gibi görmeyi başarırsanız hayatta kimse sizin canınızı yakamaz.

Her insan her anında mutlu olmayı hak ediyor, bunu elde etmek için kendi hayatınızı gözden geçirmeniz yeterli: En değerli her zaman sizsiniz ve inanın hayatımızda olan en acı olay bile en mutlu an kadar gelişimimiz için değerli ve önemli. Duygularınızın kafanızı karıştırmasına izin vermemenizi tavsiye ederim. Ben de bu konu da çok zorluk çekiyorum ama imkânsız olmadığının bilincindeyim ve bu nedenle sizlerle paylaşmak istedim… :)

Haftanın Tavsiyesi: Telefonunuzu kapatarak bir gün geçirin ve etrafınızdaki güzellikleri bir kâğıda not edin. Benimle de paylaşırsanız çok memnun olurum.

Paylaş :

Etiketler : sevgi

Dafne Ekşioğlu

Drew Üniversitesinde üçüncü yılını okumakta olan Dafne Ekşioğlu film, işletme, psikoloji ve tiyatro dersleri almaktadır. Küçüklüğü...

dafneeksioglu@gmail.com

E-Bültenimize abone olun

Adres

Yeni Sülün Sokak No:20 Levent / İstanbul

Hakkımızda


CODE86 Academy of Aesthetic and Alternative Medicine, alanında uzman kişileri tek çatı altında birleştirerek daha iyi yaşam için danışmanlık veriyor. CODE86 bireylere hem bedensel hem de ruhsal olarak kendilerini geliştirmeye yönelik hazırlanan kişiselleştirilmiş programlar ve uygulamalar sunuyor.

Çalışma Saatlerimiz


  • Pazartesi - Cuma :
    9.00 - 19.00
  • Cumartesi :
    11.00 - 17.00
  • Pazar :
    Kapalı