Blog

Bazen konuşamazsın. Söz çıkmaz ağzından, içindekileri tekrarlar durursun ne diyeceğini şaşırır susmayı tercih edersin. Uzakta olan insanı özlersin ama bir şey diyemezsin. Artık gel demek gelir içinden ama onun da isteyerek orda olmadığının farkındasındır. Nasıl farkında olduğunu çözmeye çalışırken hayatın sana getirdiği diğer zorluklarla yüzleşmen gerekir. Sevdiğim zaten uzakta, bir de bunlarla mı uğraşmam lazım şimdi diye tepinip durursun. Şu anda böyle bir dönemden geçiyorum, belki de sizler bu dönemi geride bıraktınız veya birkaç ay sonra tecrübe edeceksiniz. Kendi adıma konuşmam gerekirse ben her zaman derine inmeyi seven bir insan oldum. Bu nedenle konuşamıyor olsam da hissettiğim insanları nasıl hissettiğimi ve o hislerimin doğru olup olmadığını çözümlemeye çalıştım. Sonunda da sizlerle paylaşmaya karar verdim; Herkesin uzak kaldığı bir sevdiği biri vardır hayatta, dokumak isteyip dokunamadığı, koklamak isteyip koklayamadığı, kalp atışını kendi kalbinde hissettiği halde karşında göremediği biri olmuştur hayatının herhangi bir evresinde. Bu durum insana iki hayat dersini öğretir: sabır ve gerçek sevgi. Çözümlemem bittiğinde yukarıda anlattığım bağın gerçek sevgi olduğu kanaatine vardım. Bir insan gerçekten sevdiği bir kimseyi her koşulda her ne olursa olsun hisseder ve sevmeye, kabul etmeye devam eder. Kötü olduğunda, kalbi sıkıştığında, özlediğinde, dertli olduğunda veya mutlu olduğunda, nereye baktığını anlar bilir. Ne kadar uzakta olursa olsun, kaç kilometre olursa olsun bilir, önemli olan kalpteki yakınlıktır. Ve bu bağ, insan sabrettikçe inanılmaz özel bir bağ haline gelir. Kimseyle paylaşamadığını onunla paylaşırsın sözler olmadan sessizlik sayesinde ve o kalpten hissedilen duygu paylaşımı ile yaşanır bu tat/haz. Bazıları bu duyguyu aşk olarak adlandırır ama aşk kısa sürelidir çoğu zaman; bir an heyecan yaparsın bir dönem sürer sonrasında kaybolur gider. Bu bağ ise sonsuz bir bağ haline gelir çünkü gerçek sevgi diye adlandırılan duygu başka hiçbir duygu ile karşılaştırılamaz hatta tüm negatiflikleri yok eder ve hayatında hiçbir şeye bağlı kalamadığında tek tutunduğun duygu haline gelir. Her akşam gözlerini kapamadan evvel kendine söylediğin durum, hayallerinin ortasında yer alan umudun haline gelir. Bu kişi bir kez bu hali aldıysa hayatında onunla ne yaşarsan yaşa son nefesine kadar onu kalbinde saklarsın. Açıklama yaparken kullandığım iki kelimenin altını çizmek isterim; 'kabul etmek' ve 'her koşulda'. Sevmek zaman gerektirir. Kişiye ve kişilere göre değişen bir zaman dilimidir, bu sabretme süresi diye de adlandırılabilir. Sevmek güzeldir ama her güzel durum gibi sevmenin de zorlukları vardır. İnsanlar birbirlerinden farklıdır ve bazen sabretme süreleri yeterince uzun olmadığından bazı insanlar, burç, yıldızlar, vs. diye genelleyerek karşılarındaki kişilerden vazgeçerler. Hatta şu yüzyılda bile burçlar tutmadı, zaten olmazmış, şu an yıldızlarımız bir değil, Tarot kartları böyle diyor diyerek kendimizi de çok güzel kandırabiliyoruz. Ama bir de şu taraftan bakalım: belki de o kişi karşısındakine gerçek sevgi hissetmediği ve bu nedenle olduğu hali ile kabul edemediği için pes etmiştir (sabretmemiştir). Bunu anlamak çok da zor değil. Kendinizi analiz ile başlayabilirsiniz: Önemli durumlardan bir tanesi analiz süresince motivasyonunuzu düşürecek cümlelerden uzak durun. Pratik ettikçe analiz etmeniz kolaylaşacaktır. Tüm zorluklara, uzun analizlere, uzun sessizliklere rağmen, şimdi bana birini sevmek mi yoksa birine âşık olmak mı diye sorsalar hiç düşünmeden sevmek derim! Küçükken en büyük hayalim âşık olmaktı, ama hayatıma giren insanlar aşkı o kadar farklı yorumlamamı sağladılar ki analizlerim sonucu, şu an birine aşıksam bile hemen o duygudan çıkmak isterim. Sevgi kadar saf güzel ve huzur verici bir duygu olamaz (her koşulda) ve onu kendi saflığında koruyabilmek bu hayattaki en önemli görevlerimizdendir.

Hayat Tavsiyesi: Lütfen sevildiğinizi hissettiğiniz bir kalbi incitmeyin. Aynı hissetmek zorunda değilsiniz ama saygı duyun çünkü size sevgi ile yaklaşan herkes huzur da verir. 

Paylaş :

Etiketler : love

Dafne Ekşioğlu

Drew Üniversitesinde üçüncü yılını okumakta olan Dafne Ekşioğlu film, işletme, psikoloji ve tiyatro dersleri almaktadır. Küçüklüğü...

dafneeksioglu@gmail.com

E-Bültenimize abone olun

Adres

Yeni Sülün Sokak No:20 Levent / İstanbul

Hakkımızda


CODE86 Academy of Aesthetic and Alternative Medicine, alanında uzman kişileri tek çatı altında birleştirerek daha iyi yaşam için danışmanlık veriyor. CODE86 bireylere hem bedensel hem de ruhsal olarak kendilerini geliştirmeye yönelik hazırlanan kişiselleştirilmiş programlar ve uygulamalar sunuyor.

Çalışma Saatlerimiz


  • Pazartesi - Cuma :
    9.00 - 19.00
  • Cumartesi :
    11.00 - 17.00
  • Pazar :
    Kapalı